Ülke :
AmerikaTür : Dram, Fantastik, Gizem, Romantik, Gerilim, Savaş
Süre : 50 dakika bölüm başı
Kanal:
HBO
IMDB Puan : 9.0/10
tt0319969 Bilgi :
Öncelikle bu bir bilim-kurgu dizisi değil. Carnivale, gezici bir karnaval'a katılarak polislerden kaçan ve tuhaf güçleri olan bir hapis kaçkını ile, California Mintern kasabasında rahiplik yapan ve yine tuhaf güçleri olan bir adamın ayrı hikâyelerini konu alır kısaca. Bu iki karakterin maceraları daha ilk bölümden de anlaşılacağı üzere bir noktada kesişecektir. Hikaye 1934 yılında, Amerika'nın tam Büyük Buhran ve Büyük Kuraklık yüzünden beli bükülmüş zamanlarında geçiyor. Trinity'de ilk atom bombası denemesinin yapıldığı günü "İnsanlığın mucize ve büyüyü, mantık uğruna takas ettiği" gün olarak gösteren Carnivale, ne yazık ki hikâyesini o güne kadar sürdürmeyi başaramadı.
Eğer edebiyat'la az çok haşır neşirseniz, Gabriel Garcia Marquez'in başını çektiği "büyülü gerçekçilik" ekolüne yabancı değilsinizdir. Özellikle "Yüzyıllık Yalnızlık" isimli romanda kendini iyice gösteren bu akım, gerçek hayatta, gündelik olaylar esnasında yaşanan tuhaf, doğaüstü, olması mümkün olmayan şeyleri, karakterlerin normalmiş gibi kabul etmesi ve bunu sorgulamaması, yine günlük hayatın bir parçası olarak algılaması üzerine kuruludur. İşte Carnivale bu akımı beyaz cam'a yansıtan ilk dizi belki de. Kaynak:Viki
Evet benim drama ve doğaüstü olayları sevenlere şiddetle tavsiye ettiğim bir yapım Carnivale.Dizinin çok farklı bir havası var.O dönemi çok güzel bir biçimde yansıtıyor.Oyunculuklar özellikle Ben Hawkinsi canlandıran Nick Stahl çok başarılı bir iş çıkarmış. Tabi geri kalanlarda öyle. Aslında tam bir dizi havasında diyemeyiz.Baya uzun bir film olarakta düşünebiliriz:). Diziyi hiç anlatmıyım yoksa baya bir spoiler vermek zorunda kalırım:) İzleyin, izlettirin diyorum :) Bu arada bölüm başı dizinin maliyeti 4.5 milyon dolarmış...Dizideki replikleri dikkatli dinleyin..
Diziden bir alıntıyla noktalayalım:
Küçükleri hiç dikkate almayız. Sadece kıyafetlerimizi giyeriz. Tekstil değirmeninin sonsuz, gözü dönmüş açlığını doyuran çocukları kim görebilir? Seçici olmayan mekanik ağızlar. İpeksi bir kumaş. Bir tutam saç. Bir parça kafa derisi. Küçücük, parçalanmış parmaklar....
Biz sadece ısıyı yükseltiriz. Madenlerde uçurum kenarında çömelmiş çocukları neden düşünelim? Saatlerce oturup,kömürün üstündeki fazlalığı eliyorlar, sırtları ikibüklüm. Dokuz yaşındaki ihtiyar adamlar. On ikisinde kapkara ciğerler. Kömür ağır ve sert. Eller yumuşak ve narin, Ezilmiş. Ayakları ezilmiş. Kafatasları ezilmiş. Bir yürüyüşe çık, onları görürsün.
Brother Justin
Carnivale



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder